Oº°''alisuns2''°ºO

6/9/2009

2009-2010 Biyoloji 9-10-11-12 Yıllık planları

2009-2010 Biyoloji 9-10-11-12 Yıllık planları aşagıdaki linkte

http://rapidshare.com/files/282535484/2009-2010_Biyoloji_9-10-11-12Planlarae_.zip
 veya
http://www.dosya.tc/2009-2010Biyoloji9-10-11-12Planlar_.zip.html

21/12/2008

"KANSERDEN ARINDIRILMIS BEBEK"

Ailesinde 3 kuşaktır meme kanseri görülen baba adayı, bebeğinin de aynı hastalığa yakalanmaması için genlerini ayıklattı.
İNGİLTERE’DE yaşayan soyadları açıklanmayan Helen ve Matthew çifti bir bebek sahibi olmaya karar verdi. Ancak Matthew’in ailesindeki kadınlar üç kuşaktır 20’li yaşlarda meme kanserine yakalanıyordu. Doğacak bebeklerinin kız olması durumunda bu hastalığa yakalanma riski yüzde 80’di.
Çift bebeğin kanser olma ihtimaline karşı doktora başvurdu. University College Hastanesi uzmanları tüp bebek yöntemi ile anne adayından alınan yumurtaları kullanarak embryolar üretti. Bu embryolar incelenerek meme kanserine yol açan genleri taşıyıp taşımadıklarına bakıldı. Taşıyan embryonlar imha edildi. Taşımayanlardan seçilenler ise 27 yaşındaki kadının rahmine yerleştirildi.
Tıpta yeni sayfa
Böylece bebeğin kanserden arındırılmış olması garantilendi. Çift halen bebeklerinin cinsiyetini bilmiyor. Ancak bebek erkek dahi doğsa en azından meme kanseri genlerini çocuklarına geçirmeyecek. Üreme uzmanı Paul Serhal, “Kalıtsal olarak taşınan bir hastalığı önlemeyi başardık. Bu tıp tarihinde yeni bir sayfa açılmasına neden oldu” dedi. Uzmanlar her ne kadar bu yöntemin herkes için geçerli olmadığını dile getirseler de uygulama “ısmarlama bebek” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
(21.12.2008 tarihli vatan gazetesinden alıntıdır.)

7/12/2008

"IKI BEYIN ARASINDAKI FARK"

ABD'deki Kaliforniya Üniversitesi'nin bilim adamları yaptıkları son araştırmayla dar gelirli ve zengin aile çocuklarının beyinleri arasındaki farkı ortaya koydu.
Beyin ve zekayı belirleyen karmaşık mekanizmayı anlamaya çalışan bilim adamları, ilginç bir sonuç elde etti. 
Kaliforniya Üniversitesi'nin bilim adamları tarafından gerçekleştirilen araştırmada bir grup dar gelirli çocukla, zengin ailelerin çocuklarının beyinleri incelenmeye alındı.
Yarısı yoksul, yarısı varlıklı 9-10 yaşlarında 26 çocuğun katılımıyla yapılan araştırmaya göre iki grupta yer alan çocukların beyninin okuma ve düşünme ile elektriksel aktivitelerden sorumlu "prefrontal korteks"indeki işleyişte belirgin farklılıklar ortaya çıktı.
BEYİN VE BÜTÇE
İki grup arasında bilgiyi algılama ve işlemesinde aile bütçelerinde oluğu gibi uçurum olduğu saptandı.
Araştırmacı Dr. Mark Kishiyama, düşük gelirli ailelerin çocuklarının beyninin ön lobundaki bu bölümün işleyişinin, varlıklı ailelerin çocuklarınkine göre daha zayıf olduğunu saptadıklarını açıkladı.
BESLENME, ÇEVRE VE MADDİ SIKINTI
Dr. Kishiyama "Dar gelirli ailelerin çocukları okuduklarını, dinlediklerini ve izlediklerini diğerleri kadar hızlı ve net algılayamıyor. Bunu yeterli ve kaliteli beslenme noksanlığı, diğer olumsuz çevresel koşullar ve ailedeki maddi sıkıntılara bağlı stresten kaynaklandığını tahmin ediyoruz"
 (07/12/2008 tarihli hürriyet gaz. alıntıdır.)

12/11/2008

"BİYONİK GÖZ"

Amerikalı bilim adamları, göremediğimiz şeyleri de gösterebilen entegre devreli kontakt lens yaptılar.
Zoom yapabiliyor
WASHINGTON Üniversitesi mühendisleri tarafından geliştirilen elektronik lens, insanın görme kabiliyetini bozmadan görüş alanını genişletecek. Uzaktaki cisimlere zoom yapabilecek, sürücülerin ve pilotların daha ileriyi görmelerini, hatta bir bilgisayar ekranına gerek kalmadan internette gezinmemizi sağlayacak. Lensin içine çip olarak yerleştirilmiş elektronik devrenin elektriğini güneş enerjisi hücreleri sağlayacak ve telsiz frekansıyla bağlantı kuracak.
Sınırsız kullanım
Elektronik kontakt lenslerin gelecekte kullanım alanları sınırsız olabilir. Örneğin zoom fonksiyonu ve internet bağlantısı sayesinde sürücüler tehlikeli araç kullananların plakalarını kaydedebilir, anında yetkililere gönderebilirler. Böylece masum sürücüler sigorta şirketlerine de haklı olduklarını rahatça kanıtlayabilirler. Ancak uzmanlar, elektronik gözün özel hayat ihlallerine yol açabileceği uyarısında bulunuyorlar.
  (12/11/2008 Hurriyeten alıntıdır)

25/10/2008

"KUSURSUZ BEBEK"

İNGİLİZ bilim adamları, anne ve babadan geçebilecek olan tüm genetik bozuklukları, bebek henüz embriyo halindeyken tespit edebilecek bir test geliştirdi. Saygın İngiliz gazetesi Times’ın manşetten verdiği habere göre tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olmak isteyen anne ve babalar, Profesör Alan Handyside tarafından geliştirilen “karyomapping” testi sayesinde çocuklarının hangi genetik hastalığa ne kadar yatkın olduğunu öğrenebilecek. Test için tüp bebek yöntemi ile üretilen bir embriyonun iki günlük olması ve en az sekiz hücreye sahip olması bekleniyor. Daha sonra henüz rahme yerleştirilmemiş olan embriyodan tek bir hücre alınarak “karyomapping” testi ile genetik haritası çıkarılıyor. Bu harita anne, baba ve yakın bir akrabadan alınan DNA örnekleriyle karşılaştırılıyor. Herhangi bir soruna işaret edebilecek olan 300 bin kadar DNA işareti aranıyor. Uzmanlar, testin anne ve babadan geçmesi mümkün olan ve aralarında kalp hastalığı, diyabet ve kanser de bulunan 15 bine yakın hastalığın neredeyse hepsini tespit edebildiğini iddia ediyor. Şu anda kullanılan testler ise bunların sadece yüzde 2’sine tanı koyabiliyor ve sonuçları almak bazen aylar sürebiliyor. Testin kullanılmaya başlaması için İngiltere’deki İnsan Doğum ve Embriyoloji Otoritesi’nden onay alması gerekiyor. 2 bin 500 dolara mal olacağı tahmin edilen testin gelecek yıl uygulanmaya başlanacağı öngörülüyor.

Karyomapping testi nedir?

Karyomapping kromozomları inceliyor. Bir insanda erkek ve kadının eşit olmak üzere 46 kromozom bulunuyor. Kadının yumurtasından gelen 23, erkeğin sperminden gelen 23 kromozom bir araya gelerek embriyoyu oluşturuyor. Erkeğin anneyle babasının genleri ve kadının anneyle babasının genleri birleşiyor. Karyomapping embriyodaki genleri, anne, baba ve bir akrabadan alınan genlerle karşılaştırarak kusurlu genleri ve bu bozukluğun kimden geldiğini tespit ediyor.
       (25/10/2009 VATAN GAZATESİNDEN ALINTIDIR)

3/9/2008

"2008-2009 BIYOLOJI YILLIK PLANLARI"

9-10-11-E11-12 Sınıflarına ait Biyoloji dersi yıllık planları ile Sağlık Bilgisi yıllık planları
aşagıdaki linktedir.

http://rapidshare.com/files/142233725/2008-2009_Biyoloji_Tuem_S__305_n__305_flar_Y__305_ll__305_k_Plan.rar.html

9/6/2008

"AYNI BEBEK İKİ KEZ DOGDU"

 

ABD’de Macie Hope McCartney isimli bebek, iki kez doğarak tıp tarihine geçti. Annesi Keri McCartney, ilk kez 6 aylık, ikinci kez 8 buçuk aylık gebelik süresinde doğan Macie’nin hikayesini anlattı: 6 aylık hamileyken cinsiyetinin belirlenmesi için ultrasona girdim. Ama greyfurt büyüklüğünde bir tümor saplandı. Doktorlar tümörün iyi huylu olduğunu söyledi.
BEYNİNDEKİ TÜMOR ALINDI
Ama çıkarılmadığı taktirde kan pıhtılaşması yaratıp kalp krizine yol açarak hayati tehlike yaratacağını anlattılar. Doktorlar rahmimi çıkardı. Macie’nin yüzde 80’ni dışarıdayken ameliyat yapıldı. 4 saat sürmesi gereken ameliyat 20 dakikada bitirildi. Çünkü, fetüs havaya çıkarıldığı için kalp krizi riski varmış. Tümör alındıktan sonra rahim sızdırmaz bir şekilde geri dikildi. 10 hafta sonra da sağlıklı bir şekilde doğdu.
(09/06/2008 Vatan Gaz. Alıntıdır)

20/5/2008

"İNSAN VE HAYVAN EMBRİYOSUNA ONAY"

İngiltere'de Avam Kamarası, tıbbi araştırmalar için insan-hayvan hücrelerinden oluşan embriyolar üretilmesine olanak sağlayan yasayı onayladı.
İnsan Üremesi ve Embriyo Araştırmaları yasalarında son 20 yılda yapılan en büyük değişiklikle ilgili yasa, Avam Kamarasında 176'ya karşı 336 oyla kabul edildi.
Özellikle Katolik üyeler dini inançları nedeniyle değişikliğe şiddetle karşı çıkarken, kabinenin Katolik üyeleri Ruth Kelly, Des Browne ve Paul Murphy de yasa değişikliğine karşı oy kullandı.
İşçi Partisi lideri ve Başbakan Gordon Brown ile Muhafazakar Parti lideri David Cameron ise kansere, Parkinson ve Alzheimer'e çare oluşturabilecek melez embriyolar üretilmesine olanak sağlayan yasayı desteklemesi için gruplarına çağrıda bulundu ve kendileri bu yönde oy kullandı.
Yasanın kabulüyle bilim adamlarının insan-hayvan hücrelerinden oluşan embriyolar üretmesi, bunların 14 gün kadar korunup içlerinden kök hücrelerinin alınması, bu hücrelerin de hastalıkların tedavisinde kullanılması mümkün olabilecek.
Yasa, melez embriyoların kadın ya da hayvan rahmine yerleştirilmesini ise yasaklıyor. Yasaya karşı çıkanlar ise bu yasaklamaların yeterli olmayacağını, yasanın tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini savunuyor.
Katolik Kilisesi, melez embriyoların araştırma amacıyla üretilip kullanılmasına şiddetle karşı çıkmış ve yaşamla böyle oynanmasının ahlaki olmadığını açıklamıştı.

(20/05/2008Tarihli Milliyet Gaz. alıntıdır)

« Önceki ::
Generate Your Own Glitter Graphics @ GlitterYourWay.com - Image hosted by ImageShack.us
Google