Oº°''alisuns2''°ºO

2/2/2008

"AGLATMAYAN SOGAN"

 


YENİ Zelandalı ve Japon bilim insanları, "ağlatmayan soğan" üretti. Japon araştırmacıların 2002'de soğanın içinde var olan ve gözyaşına neden olan geni keşfetmelerinin ardından, Yeni Zelanda'da ağlatmayan soğan prototipini geliştiren ekipte yer alan Colin Eady şöyle konuştu:
"İLK başta gözyaşına neden olan maddenin soğanı kesme eylemiyle kendiliğinden ortaya çıktığını düşünüyorduk. Ama Japon uzmanlar bize bu maddenin bir enzimle kontrol edildiğini gösterdiler" diye konuştu. Eady, sanayinin böyle bir ürün için kuvvetli beklentisine karşın, ağlatmayan soğanın mutfaklara girmesi için 10-15 yıl gerektiğini söyledi.

1/2/2008

"MAVI GOZLU INSANLAR TEK ATADAN MI GELIYOR?"

Danimarkalı araştırmacılar, mavi gözlü insanların tek bir ortak atadan geldiğini iddia etti.
Kopenhag Üniversitesi’nden Hans Eiberg başkanlığındaki bir araştırmacı grubu, göz rengiyle ilgili gende yaşanan bir mutasyon nedeniyle, "melanin" maddesi üretimi azaldığından kahverengi olması gereken gözün mavi renk aldığını bildirdi.
Eiberg’e göre mavi gözlülerin DNA’sındaki mutasyon aynı döneme denk geliyor, bu da tek bir atadan dünyaya yayıldıkları anlamını taşıyor. Hans Eiberg, "Orijinal olarak, aslında hepimiz kahverengi gözlüyüz. Ancak kromozomlarımızdaki OCA2 geninin mutasyona uğraması sonucu, renkte değişim meydana geliyor. Yani bir anlamda göz renginin kahverengi olması yeteneği kayboluyor. Böylece göz rengi maviye dönüşüyor.
Oysa gözde yeşil renk, iris tabakabındaki melanin oranının değişmesinden kaynaklanıyor" dedi. Eiberg, bu sonuçtan yola çıkılarak, mavi gözlü insanların tek bir ortak atadan geldiğinin söylenebileceğini ifade etti.

(01/02/2008 Tarihli Hurriyet Gaz. Alıntıdır.)

14/1/2008

"OLU KALBI TEKRAR CALISTIRILDI"

ABD'li bilim adamları hayvan kadavralarından alınan kalplere canlı hücreler naklederek çalıştırmayı başardı. Minnesota Üniversitesi Kalp Tedavi Merkezi laboratuvarlarında yapılan bu çalışmanın insana da uygulanabilmesi durumunda nakil için limitsiz sayıda kalp ve büyük olasılıkla diğer organların temini mümkün olacak.
Bu çalışmada ölü bir farenin kalp hücreleri güçlü temizleyicilerle kalpten ayrıştırıldı, ortaya hücrelerin gizlediği proteinlerden oluşan kalp iskeleti çıktı. Daha sonra bu yapıya, yeni doğan farelerin kalbinden alınan canlı hücreler enjekte edildi. Uygun laboratuvar ortamında yalnızca 4 gün sonra kalbin kasılmaya başladığı görüldü. Sekizinci günün sonunda kalp atmaya başlamıştı.
İngiliz Tıp Dergisi Nature Medicine'a konuşan Dr. Taylor, "İlk kasılmaları gördüğümüzde nutkumuz tutuldu. Kalbin çok güzel çalıştığını görünce çok şaşırdık" dedi.

(14/01/2008 Milliyet gazetesi)

1/1/2008

"GEN TABANCASI"

Canlı hücrelere gen aktaran, hastalıklara karşı direnç kazandırabilecek "gen tabancası" ODTÜ'de üretildi
Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nden (ODTÜ) bir grup bilim adamı, bitki ve hayvan biyoteknolojisi çalışmalarında kullanılacak son teknoloji ürünü "gen tabancası" üretmeyi başardı. Yeni teknoloji, bitkilere ve hayvanlara gen transferi yoluyla direnç kazandırmaktan, "yenilebilen aşı" çalışmalarına kadar pek çok çalışmada kullanılacak.

 

Cihazla ilgili açıklamalarda bulunan ODTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Avni Öktem, projelerinin üç yıl önce başladığını ve TÜBİTAK-TEYDEB (Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı) ve KOSGEB tarafından da desteklendiğini söyledi.
Gen silahının canlı hücrelere gen aktarabilmeye yaradığını anlatan Prof. Dr. Öktem, silahın tek ya da çok hücreli organizmalarda başarıya ulaştığını bildirdi.

 

Gen tabancasının BİOLAB Firması ile ortak yürütülen bir çalışma sonucunda iki yıl süren Ar-Ge çalışmaları ile 10 kişilik bir ekip tarafından üretildiğini anlatan Prof. Dr. Öktem, gen tabancasının ticarileşmesi için ODTÜ Teknopark'ta OBİTEK adlı bir firma kurduklarını belirtti.
Gen tabancasının dünyada sadece birkaç firma tarafından, Türkiye'de ise ilk kez ODTÜ ve BİOLAB şirketi ortaklığı ile üretildiğini ifade eden Prof. Dr. Öktem, yurtiçinden iki araştırma merkezine satış yaptıklarını söyledi.
Prof. Dr. Öktem, yurtdışından da Rusya ve Çin ile bağlantıya geçtiklerini, sistemin bir İngiliz firması tarafından dünya çapında pazarlanmakta olduğunu kaydetti.

Gen tabancası, bir kontrol ünitesi ve atış kutusundan oluşuyor. Aşılanacak hücre plakaya yerleştiriliyor ve elektronik kontrol ünitesine gerekli atış bilgileri giriliyor. Üzeri istenilen genlerle kaplanmış olan mikron boyutundaki altın veya tungsten parçacıklar atış başlığına yüklendikten sonra sıkıştırılmış azot veya helyum gazı ile hızlandırılarak hedef dokulara püskürtülüyor.

(01/01/2008 tarihli milliyet gazetesinden alınmıştır)

30/12/2007

HAPPY BIRTHDAY ZEYNEL BARIS

05/12/2007

 

Zeynel Baris 1 yaşında

30/11/2007

"KOPEKLER SOYUT DUSUNE BILIYOR"

Köpekler soyut düşünebiliyor
Köpeklerin, insanlara özgü bir zihinsel yetenek olduğu düşünülen soyut düşünme becerisine sahip olduğu ortaya çıktı.
      Avusturya'daki Viyana Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, aralarında Border Collie, Avustralya çoban köpeği gibi ırkların bulunduğu 4 köpeğe bilgisayar ekranından çeşitli fotoğraflar gösterildi. Köpek ve manzara fotoğrafları gösterilen köpeklere, bilgisayar ekranına dokunarak köpek resimlerini seçmeleri halinde ödül olarak yiyecek verildi. Birkaç kez daha farklı köpek ve manzara resimleri gösterilen köpekler, yine hemcinslerinin bulunduğu fotoğrafları seçti.
      Araştırmacılar, bu sonucun, köpeklerin bir soyut kavram oluşturup sınıflandırma yapma yetenekleri olduğunu gösterdiğini belirtti.
      Viyana Üniversitesi tarafından daha önce yapılan bir araştırmada da, köpeklerin gördükleri şeyleri yorumlayabildikleri belirlenmişti.

23/11/2007

"OYALI TURKIYE'NIN ILK KLONU"

Avcılar'daki İstanbul Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde TÜBİTAK ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın desteklediği projeyle önceki gün 5 kilo 600 gram ağırlığında dünyaya gelen Oyalı'ya medyanın ilgisi büyüktü.
Oyalı, basının karşısına çıkmadan önce proje sorumlusu Prof. Dr. Sema Birler bir basın toplantısı düzenledi. Birler, "Klonlama bizim için bir sonuç değil, bir başlangıçtır. Bundan sonra hayvanlarda kök hücre çalışmalarına geçeceğiz" diye konuştu. Klonlanmayla hayvancılık ve insan sağlığına yönelik çalışmalara destek vermeyi amaçladıklarını söyleyen Birler, "Hemofili ve diyabet gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan hormonları, klonlanmış hayvanların sütünden elde ederek, bu ilaçların insanlar için daha ucuz alımını sağlamayı hedefliyoruz" dedi.
250 bin YTL'ye kurulan özel laboratuvarda 69 klon embriyonun 8 koyuna transfer edildiğini ve iki koyunun gebe kaldığını anlatan Birler, "Diğer taşıyıcı anne de önümüzdeki bir hafta içinde doğum yapacak. Tahminimize göre bu doğumda 3 klonlanmış yavru dünyaya gelecek" diye konuştu. Oyalı'nın kopyası olduğu koyunun Hadımköy'deki bir mezbahada kesildiğini de sözlerine ekleyen Birler, "Kesilen koyundan vücut hücresi alınması daha uygun. O artık Oyalı'da yeniden doğdu" dedi.

19/11/2007

"YIKIN DIKTIGINIZ HEYKELLERIMI"

Siir:Suleyman APAYDIN

« Önceki :: Sonraki »
Generate Your Own Glitter Graphics @ GlitterYourWay.com - Image hosted by ImageShack.us
Google